istirak-nafakasi-nedir

İştirak Nafakası Nedir

İştirak Nafakası Nedir

İştirak nafakası, ergin olmamış çocuk için velayeti verilmeyen eşe hakim tarafından verilen, herhangi bir talep söz konusu olmadan hakim tarafından verilen nafaka türüdür. İştirak nafaka nedir diye sorduğumuzda; nafaka durumunda eşlerin kusurları gibi durumlar söz konusu değildir. Burada ana amaç çocuğun sağlık, eğitim gibi ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için velayetin verilmediği eşin katkı verebilmesini sağlamaktır. Yani iştirak nafakası nedir sorusunun kısaca cevabı bu şekildedir.

Boşanmanın gerçekleşmesinden önce, tedbir nafakası olarak isimlendirilen durum, ayrılık gerçekleşir gerçekleşmez, iştirak nafakasına dönüşmesi durumu bulunur. Kanunen iştirak nafakası davalarına Aile Mahkemeleri bakmakla yükümlüdürler.

İştirak Nafakasını Kim Talep Edebilir?

Yukarıda belirttiğimiz üzere çocuğa bakma gücü olan ancak çocuğun vesayetinin verilmediği eşin masraflara ortak olması durumuna iştirak nafaka ismi verilir. İştirak nafakasını aşağıda belirtilen kişiler talep edebilirler;

– Çocuğa mahkeme tarafından atanmış kayyum,

– Fiili bir şekilde çocuğa bakmakta olan eş tarafı,

– Ayırt edebilme becerisine sahip olan çocuklar,

– Çocuğun vasisi, bu kişiler iştirak nafaka için mahkemeye başvurarak dava açabilme yetkisine sahiptirler.

İştirak Nafakasının Hesaplanması

İştirak nafakası, çocuğun eğitim durumu, yaşı, içinde bulunulan zamanın ekonomik koşullarında paranın satın alma gücü, anne ve babanın ekonomik durumları gözetilerek hakim tarafından belirlenir. Çocuğun başka gelirleri varsa bu durumda iştirak nafakasının miktarı belirlenirken göz önüne alınır. Yani ilk okul çağında, lisede veya üniversitede bulunan çocuğun nafaka miktarı birbirinden farklı olacaktır. Çocuk maddi durumu kötü olan eşin yanında kalıyorsa miktar çoğalır, maddi durumu iyi olan eşin yanında bulunuyorsa miktar azalabilir.

İştirak Nafakasının Kesilebileceği Durumlar

– Çocuğun 18 yaşını doldurması,

– Çocuğun medeni halinin değişmesi,

– Çocuğa nafaka veren kişinin hayatını kaybetmesi nafakanın kesilmesine yol açabilir.

Çocuk 18 yaşını doldurmuş olmasına rağmen eğitimine devam ediyorsa, nafaka kesilmeyecektir. Nafaka kararı verilmiş olmasına rağmen çocuğa ödenmiyorsa bu durumda kişiden icra yoluyla bu talep edilebilir. Eğer varsa kişinin maaşı, emekli aylığı, malların icra yoluyla el konulması gibi durumlarla nafaka alınabilir. Ancak daha önceden yapılan uyarılara rağmen nafaka verecek olan kişi bunu ödemiyorsa kanunen kişinin hapis cezası alması söz konusu olabilir. İştirak nafakası nedir, hangi durumlarda ödenmelidir sorularını cevapladık. Bu nafakanın 10 yıl süre zarfı bulunur.

yarali-ailesinin-manevi-tazminat-hakki

Yaralı Ailesinin Manevi Tazminat Hakkı

Yaralı Ailesinin Manevi Tazminat Hakkı

Herhangi bir iş yerinde sigortalı olarak çalışan bir işçinin, bu iş yerinde yaralanması ya da kaza geçirmesi sonucunda iş yeri kazası tazminat hakkı doğmaktadır. İş yerinde gerçekleşen kazalar iş kazası olarak geçmektedir. Herhangi bir yaralanma, kaza ya da ölüm sonucunda bu kişinin ailesi tazminat davası açabilir. Bu dava yaralı ailesinin manevi tazminat hakkı olarak hukukta yer almaktadır. Yaralı ailesi iş yerine karşı herhangi bir yaralanma ya da ölüm sonucunda maddi ve manevi tazminat davası açma hakkında sahiptir.

İş yerinde gerçekleşen kaza ve yaralanma sonucunda ilk olarak ceza davası açılmaktadır. Dava açıldıktan sonra yaralı ailesinin manevi tazminat hakkı davasından geri çekilme gibi bir hakkı bulunmamaktadır. İş kazası sonucunda açılan ceza davasından sonra maddi ve manevi olarak tazminat davaları açılmaktadır.  Aynı zamanda belirli bir süre çalışamayacak derecede yaralanan işçiler için iş görememesi sonucunda firmadan destek tazminatı istenebilir.

Manevi Tazminat Davası Nasıl Açılır?

İş yerinde gelen kaza sonucunda yaralı ailesinin manevi tazminat hakkı davası açması beklenir. Bu dava tamamen işçinin ve ailesinin inisiyatifine kalmıştır. Manevi tazminat davası açmak için kazanın iş yerinde ya da iş ile ilgili meydana gelmiş olması gerekmektedir. Manevi tazminat davası hem psikolojik zarar hem de fiziksel meydana gelen yaralanmalar için direk olarak açılmaktadır. İş yerinde meydana gelen kaza sonucunda gerçekleşen ölüm ile kişinin ailesi şirkete hem maddi hem de manevi tazminat davası açabilir.

Manevi tazminat davası açabilmek için fiilin gerçekleşmiş olması ve bundan zarar görülmüş olması gerekmektedir. Fiil ile yaşanan yaralanma arasında bir nedensellik bağı bulunması gözetilmektedir. Yaşanılan kazanın hukuka aykırı olması da tazminat davası açmak için en önemli maddedir. Kişinin belirli bir zarar görmesi manevi tazminat davası açması için yeteli bir nedendir.

Maddi Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Manevi tazminat davasında olduğu gibi maddi tazminat davasında da işçinin iş sırasında zarar görmesi, yaralanması ya da ölüm meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bu yaralanma sonucunda yaralı ailesi yerleşim yerinde bulunan iş mahkemesine maddi tazminat davasını açma talebinde bulunabilir. Davanın açma süresi ise 10 yıldır.

Kıdem Tazminatı - Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır

Kıdem Tazminatı Nedir

Kıdem Tazminatı Nedir

Kıdem tazminatı, bütün çalışanların hakkı olan bir tazminattır. Çalışanların bu hakkı elde edebilmeleri için belirli koşullar mevcuttur. Gerekli bütün koşullar sağlandığı takdirde, bütün çalışanlar kıdem tazminatını almaya hak kazanmaktadır.

Şimdi tazminat hukuku nedir sorusunu yazımızın devamında cevaplamaya çalışacağız. Kanunlara göre çalışanlar işten çıkarıldığı zaman, işveren çalışanına belirli bir ücret ödemek zorundadır. Bu ödeme kıdem tazminatı olarak adlandırılır. Ücret, kişilerin çalışma süresine göre farklılık göstermektedir.

Kıdem çalışanların emeği ve yeni iş bulma süreci için verilmektedir. Bu durum işverenler için oldukça zorlu bir durumdur. Bunun için işçi çıkarma durumu giderek azalmaktadır. Tazminatı, çalışanlar için oldukça önemlidir. Bu nedenle ödeme miktarının hatasız hesaplanması gerekir.

Umuyoruz ki yaptığımız açıklamalarla kıdem tazminatı nedir sorusuna cevap verebilmişizdir. Kıdem tazminat kavramını açıkladıktan sonra tazminatın nasıl hak edildiğine bir göz atalım.

Kıdem Tazminatını Ne Gibi Durumlarda Hak Edersiniz?

Kıdem tazminatını hak etmek için gerekli ilk koşul sigortalı bir işte çalışmaktır. Sonraki koşul ise, o işte en az bir yıl çalışıyor durumda olmaktır. Bütün bunlarla beraber işverenin işçiyi, geçerli bir sebep göstermeden işten çıkarması gerekmektedir.

Çalışan kendisi istifa ederek işten çıkarsa, kıdem tazminatını almaya hak kazanamaz. Ancak bu durumun da istisnai yönleri vardır. Kanunlara göre, çalışan kişi haklı bir gerekçeyle istifa ederse tazminat almaya hak kazanır. Bu gerekçeler; sağlık sorunları, ahlaki konular veya zorbalık gibi durumlar olabilir. Aynı şekildeki durumlardan dolayı işveren işçiyi işten çıkarırsa, kıdem tazminatını ödemek zorunda kalmaz.

Yazının devamında kıdem tazminatı nedir sorusu ve hak edilmeden sonra, kıdem tazminatının nasıl hesaplandığını açıklayacağız.

Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Kıdem tazminatı, çalışanların çalışma sürelerine yani kıdemlerine göre hesaplanmaktadır. Çalışanın aldığı ücret de bu konuda belirleyici etkendir. İşçi maaşını haftalık, aylık veya saate göre alıyorsa hesaplama şöyle yapılır:

– İşçinin çalıştığı sürenin tamamı hesaplanır.
– Hesaplanan süre ile işçinin aldığı brüt maaş çarpılır.

Eğer bir yıl dolmadıysa, bu durumda süre gün bazında hesaplanır.

– Brüt aylık maaş otuza bölünerek günlük hesap elde edilir.
– Küsuratlı günler varsa, onlar da brüt günlük maaşla çarpılır.
– Elde edilen sonuçlar toplanarak kıdem tazminatını hesaplanmış olur.