meslek-hastaligi-tazminat-davasi

Meslek Hastalığı Tazminat Davası

Meslek hastalığı tazminat davası. Sigortalı olarak çalışılan bir işin niteliğinden kaynaklanan bir sebeple veya işin şartlarından dolayı işçinin uğradığı geçici veya sürekli hastalık durumu, bedensel veya ruhsal hastalık halidir.

Çalışanlar işin durumu veya niteliği nedeniyle yaptığı işten etkilenmekte ve meslek hastalığına yakalanmaktadırlar. Bu durumda sigortalı çalışan işçinin işyerine maddi manevi meslek hastalığı tazminatı açma hakkı doğar.

Meslek hastalığının şartları nelerdir?

1) İşçinin meslek hastalığı tazminat davası açabilmesi için sigortalı olarak çalışmış olması gerekmektedir. Ancak sigortalı çalışmıyorsa meslek hastalığı tespit davası açarak hem sigortalılığın hem de meslek hastalığının tespit edilmesi mümkündür.
2) Yapılan iş yüzünden oluşacak meslek hastalığı, işin yürütüldüğü sırada olması gerekmektedir. İşçi ile meslek hastalığı arasında nedensellik bağı olması şarttır.
3) Meslek hastalığı işin devamlılık ve süreklilik arz eden bir iş sonucunda oluşan rahatsızlık durumunda ortaya çıkar. Ani veya tesadüfi bir ruhsal veya bedensel rahatsızlık iş kazası olarak kabul edilmektedir. Bu durumda işçi yine iş kazası tazminat davası açabilir.
4) Her hastalık meslek hastalığı olarak kabul edilemez. Hastalık işçiyi bedensel veya ruhsal durumunu etkileyecek biçimde olmalıdır. Bu durum SGK sağlık raporuyla veya açılan tespit davasıyla belirlenebilir.

Meslek hastalıkları nelerdir?

1) Nöroloji, psikiyatri hastalıkları
2) Göz, kulak, yüz arızları
3) El bileği, el parmağı arızaları
4) Boyun, göğüs arızaları
5) Karın hastalığı
6) Endokrin veya metabolizma arızaları
7) Göğüs ve omurga rahatsızlıkları

Meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası açılma süreci

Kanunlara göre meslek hastalığının oluşumundan sonra ilk 10 yıl meslek hastalığı tazminat davası açılması gerekir. Meslek hastalığı oluşması durumunda işçinin meslek hastalığı bildirgesiyle bağlı olduğu kuruma 3 iş günü içerisinde bildirmesi gerekmektedir. İşçinin elinde rapor olması durumunda bile SGK tarafından belirlenmiş belirli sağlık kuruluşlarında muayene olması gerekir. İşçide oluşan güç kaybına göre de tazminat miktarı belirlenir.

Maddi tazminatı hangi unsurlar belirler?

1) Her iki tarafın kusur oranları
2) İşçinin aldığı en son gelir
3) Eğer maluliyet varsa maluliyet oranı

Bunun yanı sıra işçinin uğradığı zarar karşısında işverene manevi tazminat açma hakkı da vardır. Oluşan kazada işçinin bedensel bütünlüğünün bozulması halinde bir miktar para içeren manevi tazminat davası da açılabilmektedir. Aynı şekilde kişiler meslek hastalığından dolayı hayatını kaybetmişlerse ölen kişinin yakınları da tazminat davası açma hakkına sahiplerdir. Manevi tazminatın amacı meslek hastalığı sonrasında yaşanan üzüntü, keder ve acının giderilmesini sağlamaktır.

kalp-krizi-is-kazasi-sayilir-mi

Kalp Krizi İş Kazası Sayılır Mı?

Kalp krizi iş kazası sayılır mı? İş yerinde veya mesai saati içinde ruhen veya bedenen kalıcı zarar görme durumuna verilen addır. Bir kazanın iş kazası sayılabilmesi için o kişinin sigortalı çalışması zorunludur. Aksi takdirde o iş yerinde çalıştığını iddia edemez ve hak talebinde de bulunamaz.

İş Kazaları Sayısı Çok Fazla

İş kazaları ülkemizde maalesef çok sık meydana gelmektedir. Uzun çalışma saatleri ve tedbirsiz çalışma alanları bu sayıyı artırırken madencilik, inşaat ve tıp sektöründe çokça rastlanır hale gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda iş kazaları ile ilgili geliştirilmiş maddeler yer almaktadır.

Hangi Türk Kazalar İş Kazası?

Peki bu maddelere göre hangi tür kazalar iş kazası olarak kayda geçmektedir? Bedeni ve ruhu kalıcı olarak yaralayan ve hayatı kısıtlayan her türlü kaza iş kazası olarak geçmektedir. Psikolojik olarak çalışamaz ya da hayatınızı idame ettiremez haline gelmeniz de bir iş kazasıdır. Bunun şartı, kazayı geçirdiğiniz 3 iş günü içinde bunu hem iş yerine hem de gerekli mercilere bildirmektir. Bildirimi iş yeri yapabilmektedir. Bunda da zorlayıcı bir durum söz konusu değildir. İnternetten Sosyal Güvenlik Kurumu’na E bildirim yaparak çalışanın kaza geçirdiğini bildirmesi yeterlidir.

En Çok Sorulan Sorulardan Biri: Kalp Krizi

Peki en çok sorulan sorulardan biri de doğal gelişen hastalıkların dolaylı olarak iş kazası olup olmayacağıdır. Buna istinaden kalp krizi iş kazası sayılır mı? Evet, en çok sorulan sorulardan biri kalp krizi iş kazası sorusudur. Cevabı şu şekildedir: 2016 yılına kadar iş yerinde kalp krizi geçiren çalışanlar iş kazası geçirmiş sayılmıyorlardı. Fakat bu kanun 2017 yılından itibaren geliştirildi. Artık kalp krizi iş kazası sorusuna “Evet” yanıtını verebiliriz.

Kalp Krizi İş Kazası Sayılıyor

2016/21 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Genelgesi ile iş yerinde geçirilen kalp krizi dolaylı olarak çalışma koşullarına bağlı algılanmaktadır. İş yeri stresi, çalışma ortamı, işe ayrılan mesai kalp krizini tetikleyen unsurlar olarak bilindiğinden iş yerinde kalp krizi geçiren bir çalışan iş kazası geçirmiş olur. Böylelikle iş kazası bildirilir ve çalışan devletin sunduğu imkanlardan faydalanabilir.

istirak-nafakasi-nedir

İştirak Nafakası Nedir

İştirak nafakası, ergin olmamış çocuk için velayeti verilmeyen eşe hakim tarafından verilen, herhangi bir talep söz konusu olmadan hakim tarafından verilen nafaka türüdür. İştirak nafaka nedir diye sorduğumuzda; nafaka durumunda eşlerin kusurları gibi durumlar söz konusu değildir. Burada ana amaç çocuğun sağlık, eğitim gibi ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için velayetin verilmediği eşin katkı verebilmesini sağlamaktır. Yani iştirak nafakası nedir sorusunun kısaca cevabı bu şekildedir.

Boşanmanın gerçekleşmesinden önce, tedbir nafakası olarak isimlendirilen durum, ayrılık gerçekleşir gerçekleşmez, iştirak nafakasına dönüşmesi durumu bulunur. Kanunen iştirak nafakası davalarına Aile Mahkemeleri bakmakla yükümlüdürler.

İştirak Nafakasını Kim Talep Edebilir?

Yukarıda belirttiğimiz üzere çocuğa bakma gücü olan ancak çocuğun vesayetinin verilmediği eşin masraflara ortak olması durumuna iştirak nafaka ismi verilir. İştirak nafakasını aşağıda belirtilen kişiler talep edebilirler;

– Çocuğa mahkeme tarafından atanmış kayyum,

– Fiili bir şekilde çocuğa bakmakta olan eş tarafı,

– Ayırt edebilme becerisine sahip olan çocuklar,

– Çocuğun vasisi, bu kişiler iştirak nafaka için mahkemeye başvurarak dava açabilme yetkisine sahiptirler.

İştirak Nafakasının Hesaplanması

İştirak nafakası, çocuğun eğitim durumu, yaşı, içinde bulunulan zamanın ekonomik koşullarında paranın satın alma gücü, anne ve babanın ekonomik durumları gözetilerek hakim tarafından belirlenir. Çocuğun başka gelirleri varsa bu durumda iştirak nafakasının miktarı belirlenirken göz önüne alınır. Yani ilk okul çağında, lisede veya üniversitede bulunan çocuğun nafaka miktarı birbirinden farklı olacaktır. Çocuk maddi durumu kötü olan eşin yanında kalıyorsa miktar çoğalır, maddi durumu iyi olan eşin yanında bulunuyorsa miktar azalabilir.

İştirak Nafakasının Kesilebileceği Durumlar

– Çocuğun 18 yaşını doldurması,

– Çocuğun medeni halinin değişmesi,

– Çocuğa nafaka veren kişinin hayatını kaybetmesi nafakanın kesilmesine yol açabilir.

Çocuk 18 yaşını doldurmuş olmasına rağmen eğitimine devam ediyorsa, nafaka kesilmeyecektir. Nafaka kararı verilmiş olmasına rağmen çocuğa ödenmiyorsa bu durumda kişiden icra yoluyla bu talep edilebilir. Eğer varsa kişinin maaşı, emekli aylığı, malların icra yoluyla el konulması gibi durumlarla nafaka alınabilir. Ancak daha önceden yapılan uyarılara rağmen nafaka verecek olan kişi bunu ödemiyorsa kanunen kişinin hapis cezası alması söz konusu olabilir. İştirak nafakası nedir, hangi durumlarda ödenmelidir sorularını cevapladık. Bu nafakanın 10 yıl süre zarfı bulunur.

yarali-ailesinin-manevi-tazminat-hakki

Yaralı Ailesinin Manevi Tazminat Hakkı

Herhangi bir iş yerinde sigortalı olarak çalışan bir işçinin, bu iş yerinde yaralanması ya da kaza geçirmesi sonucunda iş yeri kazası tazminat hakkı doğmaktadır. İş yerinde gerçekleşen kazalar iş kazası olarak geçmektedir. Herhangi bir yaralanma, kaza ya da ölüm sonucunda bu kişinin ailesi tazminat davası açabilir. Bu dava yaralı ailesinin manevi tazminat hakkı olarak hukukta yer almaktadır. Yaralı ailesi iş yerine karşı herhangi bir yaralanma ya da ölüm sonucunda maddi ve manevi tazminat davası açma hakkında sahiptir.

İş yerinde gerçekleşen kaza ve yaralanma sonucunda ilk olarak ceza davası açılmaktadır. Dava açıldıktan sonra yaralı ailesinin manevi tazminat hakkı davasından geri çekilme gibi bir hakkı bulunmamaktadır. İş kazası sonucunda açılan ceza davasından sonra maddi ve manevi olarak tazminat davaları açılmaktadır.  Aynı zamanda belirli bir süre çalışamayacak derecede yaralanan işçiler için iş görememesi sonucunda firmadan destek tazminatı istenebilir.

Manevi Tazminat Davası Nasıl Açılır?

İş yerinde gelen kaza sonucunda yaralı ailesinin manevi tazminat hakkı davası açması beklenir. Bu dava tamamen işçinin ve ailesinin inisiyatifine kalmıştır. Manevi tazminat davası açmak için kazanın iş yerinde ya da iş ile ilgili meydana gelmiş olması gerekmektedir. Manevi tazminat davası hem psikolojik zarar hem de fiziksel meydana gelen yaralanmalar için direk olarak açılmaktadır. İş yerinde meydana gelen kaza sonucunda gerçekleşen ölüm ile kişinin ailesi şirkete hem maddi hem de manevi tazminat davası açabilir.

Manevi tazminat davası açabilmek için fiilin gerçekleşmiş olması ve bundan zarar görülmüş olması gerekmektedir. Fiil ile yaşanan yaralanma arasında bir nedensellik bağı bulunması gözetilmektedir. Yaşanılan kazanın hukuka aykırı olması da tazminat davası açmak için en önemli maddedir. Kişinin belirli bir zarar görmesi manevi tazminat davası açması için yeteli bir nedendir.

Maddi Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Manevi tazminat davasında olduğu gibi maddi tazminat davasında da işçinin iş sırasında zarar görmesi, yaralanması ya da ölüm meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bu yaralanma sonucunda yaralı ailesi yerleşim yerinde bulunan iş mahkemesine maddi tazminat davasını açma talebinde bulunabilir. Davanın açma süresi ise 10 yıldır.

Kıdem Tazminatı - Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır

Kıdem Tazminatı Nedir

Kıdem tazminatı, bütün çalışanların hakkı olan bir tazminattır. Çalışanların bu hakkı elde edebilmeleri için belirli koşullar mevcuttur. Gerekli bütün koşullar sağlandığı takdirde, bütün çalışanlar kıdem tazminatını almaya hak kazanmaktadır.

Şimdi tazminat hukuku nedir sorusunu yazımızın devamında cevaplamaya çalışacağız. Kanunlara göre çalışanlar işten çıkarıldığı zaman, işveren çalışanına belirli bir ücret ödemek zorundadır. Bu ödeme kıdem tazminatı olarak adlandırılır. Ücret, kişilerin çalışma süresine göre farklılık göstermektedir.

Kıdem çalışanların emeği ve yeni iş bulma süreci için verilmektedir. Bu durum işverenler için oldukça zorlu bir durumdur. Bunun için işçi çıkarma durumu giderek azalmaktadır. Tazminatı, çalışanlar için oldukça önemlidir. Bu nedenle ödeme miktarının hatasız hesaplanması gerekir.

Umuyoruz ki yaptığımız açıklamalarla kıdem tazminatı nedir sorusuna cevap verebilmişizdir. Kıdem tazminat kavramını açıkladıktan sonra tazminatın nasıl hak edildiğine bir göz atalım.

Kıdem Tazminatını Ne Gibi Durumlarda Hak Edersiniz?

Kıdem tazminatını hak etmek için gerekli ilk koşul sigortalı bir işte çalışmaktır. Sonraki koşul ise, o işte en az bir yıl çalışıyor durumda olmaktır. Bütün bunlarla beraber işverenin işçiyi, geçerli bir sebep göstermeden işten çıkarması gerekmektedir.

Çalışan kendisi istifa ederek işten çıkarsa, kıdem tazminatını almaya hak kazanamaz. Ancak bu durumun da istisnai yönleri vardır. Kanunlara göre, çalışan kişi haklı bir gerekçeyle istifa ederse tazminat almaya hak kazanır. Bu gerekçeler; sağlık sorunları, ahlaki konular veya zorbalık gibi durumlar olabilir. Aynı şekildeki durumlardan dolayı işveren işçiyi işten çıkarırsa, kıdem tazminatını ödemek zorunda kalmaz.

Yazının devamında kıdem tazminatı nedir sorusu ve hak edilmeden sonra, kıdem tazminatının nasıl hesaplandığını açıklayacağız.

Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Kıdem tazminatı, çalışanların çalışma sürelerine yani kıdemlerine göre hesaplanmaktadır. Çalışanın aldığı ücret de bu konuda belirleyici etkendir. İşçi maaşını haftalık, aylık veya saate göre alıyorsa hesaplama şöyle yapılır:

– İşçinin çalıştığı sürenin tamamı hesaplanır.
– Hesaplanan süre ile işçinin aldığı brüt maaş çarpılır.

Eğer bir yıl dolmadıysa, bu durumda süre gün bazında hesaplanır.

– Brüt aylık maaş otuza bölünerek günlük hesap elde edilir.
– Küsuratlı günler varsa, onlar da brüt günlük maaşla çarpılır.
– Elde edilen sonuçlar toplanarak kıdem tazminatını hesaplanmış olur.

trafik-kazasi-maddi-tazminat-davasi

Trafik Kazası Maddi Tazminat Davası

Trafik kazası maddi tazminat davası. Birden fazla motorlu araç sebebi ile oluşan yaralanma ve ölümlerde tazminat hakkı doğmaktadır. Zarara uğrayan şahısların mal varlıklarına zarar geldiği durumlarda da trafik kazası maddi tazminatı talep edilebilmektedir. Yani bu tazminat türünde hem bedensel hem de mal varlığındaki zararlar geçerli sayılmaktadır.

Trafik kazası neden gösterilerek açılan davalarda kazanın haksız fiil olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Hukuki açıdan haksız fiil olan eylemler; zamanaşımları, mahkeme yetkileri ve tazminat miktarlarını etkilemektedir.

Trafik Kazası Tazminatı Dava Tarafları

Trafik kazaları için açılabilecek maddi ve manevi tazminat davaları zarara uğrayan şahıs tarafından açılmaktadır. Kaza anında ağır yaralanma durumu ile karşılaşıldığında yaralının yakınları dava açabilmektedir. Ancak yaralı yakınları yalnızca manevi tazminat davası hakkına sahiptir. Ölüm ile sonuçlanan trafik kazalarında ise ölen kişinin yakınlarına daha fazla hak tanınmaktadır. Buna göre ölen kişinin bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri maddi ve manevi tazminat hakkına sahiptir. Yaralı ve yakınlarının ise dava açabileceği çok sayıda muhatap bulunmaktadır.

Araç sürücüsü, araç sahibi, araç işletmecisi ve sigorta şirketi trafik kazası maddi tazminatı talep edilebilecek kişilerdir. Kusurlu sürücüler haksız fiil gerekçesi ile tazminat davası açılabilecek ilk muhatap olarak kabul edilmektedir. Araç işleteni ve araç sahibi ise işletmeci olarak kabul edildiğinden tazminat sorumluluğu bulunmaktadır. Sigorta şirketine tazminat açabilmek için de zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunması gerekmektedir.

Davada Görevli Mahkemeler

Trafik kazası baz alınarak açılan tazminat davalarında farklı mahkemeler yetkilendirilmektedir. Buna göre davacı veya davalının yerleşim yeri mahkemesi trafik kazası maddi tazminatı davasına bakabilmektedir. Yine trafik kazasının ortaya çıktığı yer mahkemesi de bu davada görev alabilmektedir. Dava başvuru için son seçenek ise sigorta şirketi merkezinde bulunan yer mahkemeleridir.

Tazminat Tutarını Etkileyen Faktörler

Trafik kazası sebebiyle verilen tazminat kararlarında mağdur tarafa destek verilmesi hedeflenmektedir. Buna göre tazminat tutarı hesaplanırken farklı etmenler göz önüne alınmaktadır. Davalı ve davacının ekonomik gücü ve olaydaki kusur oranları dikkate alınan ilk etmenlerdir. Olayın nasıl ortaya çıktığı, hak ve nesafet kuralları ise diğer etmenler arasında yer almaktadır. Tüm etmenlerin yanı sıra yaralının kazanç kaybı ve iş gücü kaybı da tazminat tutarına belirli bir oranda eklenmektedir.

is-kazasi-tazminati

İş Kazası Tazminatı Davası Nedir

İş kazası tazminatı iş sebebi ile ortaya çıkan yaralanma ve ölüm durumunda açılmaktadır. Davayı ilgili çalışan ya da yakınları sorumlu iş verene karşı açma hakkına sahiptir. İşveren asıl yüklenici olabileceği gibi diğer tüm alt yükleniciler de olabilmektedir. Bu davanın türü ise maddi ve manevi tazminat davaları arasında yer almaktadır. Davanın iş kazası başlığı ile açılabilmesi için ise bazı şartlara uyması gerekmektedir.

İş Kazası Olarak Nitelendirilen Durumlar

Sosyal Sigortalar Kanunu, iş kazası olarak kabul edilen halleri detaylı bir biçimde belirtmektedir. Buna göre çalışma esnasında ortaya çıkan fiziksel ve ruhsal tüm zararlar kaza olarak kabul edilmektedir. İş yerinde gerçekleşen kalp krizi gibi tüm sağlık problemleri de buna dahildir. İşçi görevi nedeniyle başka bir yere gönderilmişse ve kazaya uğramışsa iş kazası tazminatı isteme hakkına sahiptir.

İş sebebi ile taşıtta ve trafikte meydana gelen olaylar da iş kazaları kategorisine girmektedir. Ancak bu durumda meydana gelen yaralanmalara trafik iş kazaları adı verilmektedir. İş kazaları mevzuatı emziren anneler için ayrı bir madde taşımaktadır. Buna göre; annenin çocuğuna süt verirken geçirdiği kazalar da tazminat hakkı oluşturmaktadır.

Davada Görev Yetkisi Bulunan Mahkemeler

İş kazalarına bakacak mahkemeler bazı kriterlere göre belirlenmektedir. Buna göre davalara genellikle davanın açıldığı yerleşim yeri mahkemeleri bakmaktadır. Kazanın ortaya çıktığı yere ait iş mahkemeleri de iş kazası tazminatı davası için görevlendirilebilmektedir.  Kazanın ölüm ile sonuçlandığı durumlarda ise yine yerleşim yeri mahkemeleri görevlendirilmektedir.

İş kazaları nedeniyle açılan tazminat davalarında zamanaşımı süresi unutulmamalıdır. Buna göre iş kazası oluştuktan maksimum 10 yıl sonraya kadar dava açılabilmektedir. Dava açılımı ile beraber iş kazasının tespiti davası da devreye girmektedir.

İş Kazasının Tespiti

İş kazalarında durumu Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmek iş verenin sorumluluğundadır. Herhangi bir iş kazası tazminat talep edilebilmesi için de iş kazasının kanıtlanması gerekmektedir. Kurum müfettişleri incelemesi sonucunda kazanın varlığı ve kusurlu taraflar ortaya çıkarılmaktadır. Müfettişler tarafından düzenlenen raporda olayın kaza olarak nitelendirilmesi halinde işçiye iş kazası tazminatı davası hakkı doğmaktadır. Buna göre davacı, iş mahkemesinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilmektedir.

arac-deger-kaybi-tazminati

Araç Değer Kaybı Tazminatı Nasıl Hesaplanır

Araç değer kaybı tazminatı ikinci el araç alımında aracın değerleri ve kaza durumları önemlidir. Bundan dolayı araç değerlerini doğru bir şekilde bilmek ve ağır kazalarını tespit etmek aracın değeri hakkında sağlıklı veriler verir. Günümüzde hemen hemen her gün araç kazaları yaşanmaktadır.

Bu araçların kazaları zorunlu trafik sigortası olan trafik sigorta poliçesi tarafından karşılanmaktadır. Bu zorunlu sigorta sadece karşı tarafın araç hasarını karşılamaktadır. Kaza sonucundan tutanak tutulur ve bu tutanak tutulması neticesinde araçların hasarı onarılır. Resmi kayıtlara işlenen bu kayıtlar neticesinde ise aracın değeri düşmektedir.

Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?

Aracın değerini düşüren pek çok husus bulunmaktadır. İkinci el araç alacak veya aracını satacak kişiler de araç değer kaybı hesaplama işlemi ile araçlarının gerçek değerini öğrenmektedirler. Aracın değerinin kaybını etkileyen pek çok durum bulunmaktadır. Bu hususlardan ilki ise aracın kilometresidir. Kilometresi fazla olan araçların araç değerleri ile ters orantılıdır. Kilometre ne kadar artarsa araç değeri de o kadar düşecektir. Araç değer kaybı hesaplama işlemi yaparken bu hususa dikkat etmek gerekir.

Aracın değerini düşüren bir diğer etmen ise aracın kaza geçmişidir. Fazla kazaya karışmış araçların değerleri de ona göre düşecektir. Bunun için kaza geçmişi resmi kayıtlarda çok olan araçların değer kaybı da o kadar fazla olacaktır. Araç değer kaybı hesaplama yaparken dikkat edilmesi gerekilen bir diğer etmen ise aracın parçalarının orijinallik durumudur. Araçlar kazaya karışmasa dahi sürtünmeden veya başka bir yere çarpmadan dolayı aracın parçaları zarar görebiliyor. Bundan ötürü araç sahipleri hasarlı bölgeyi boyatmaktadır. Boyalı araçlar aynı şekilde değer kaybına uğruyorlar.

Araç Değer Kaybı Tazminat Davaları

Araç değer kayıpları için sigorta şirketlerine maddi tazminat davaları açılabilmektedir. Eğer ikinci el almış olduğunuz aracın sigorta şirketi tarafından daha az bir hasar gözükürse bu durumu tespit etmeniz durumunda tazminat davası açabilirsiniz. Tazminat davasını sadece sigorta şirketlerine değil şahıslara da açabiliyorsunuz. Bunun için aracın değer kaybının doğru bir şekilde hesaplanması ve buna yönelik satış gerçekleştirilmesi oldukça önemlidir. Araç kazaya karışmanız durumunda ise yine karşı tarafa tazminat davası açabiliyorsunuz.

maddi-ve-manevi-tazminat-davasi

Maddi Ve Manevi Tazminat Davası

Maddi tazminat davası hukuka aykırı bir eylem gerekçesi ile kişinin mal varlığına zarar gelmesi ile birlikte mal varlığının zararının tazmini için açılan davalara maddi tazminat davası denilmektedir. Maddi tazminat davası ve manevi tazminat davası bir arada açılabildiği gibi tek başına da açılabilmektedir. Bu iki davanın açılabilmesi için kişi hem madden hem de manevi olarak zarar görmüş olması gerekir. Maddi tazminat davası pek çok sebepten ötürü açılabilmektedir. Genellikle iş kazaları veya trafik kazalarından doğan maddi zarar sonucu açılabilmektedir.

Maddi Tazminat Davası ve Zaman Aşımı Süreleri

Maddi tazminat davalarını açabilmek için belirli bir süre bulunmaktadır. Bu sürenin aşılması durumunda tazminat davası açılamaz ve süreç zaman aşımına girmiş olur. Bundan dolayı bu ayrıntıya dikkat etmek gerekir. Bunun için hukuk kurallarında dava türüne göre süre belirlenmiştir. Bu süreler şu şekildedir;

– Boşanma davalarında boşanma gerçekleştikten sonra bu süre 1 yıldır
– Sözleşme ihlali ve sözleşmeden doğan yükümlülükler için açılması gereken davanın süresi 10 yıl
– Borç ve alacak durumlarında 10 yıl
– Trafik kazalarında ise olaydan itibaren 2 yıl

Manevi Tazminat Davası Nedir?

Hukuka aykırı bir olay neticesinde kişinin kişilik haklarının zarar görmüş olması, veya bir kazadan ötürü yaralanma, olaydan ötürü psikolojik rahatsızlık geçirmek gibi doğan zararların tazmini ödenmesi amacı ile açılan davalara manevi tazminat davası denir. Manevi tazminat davası ülkemizde pek çok sebepten ötürü açılabilen bir dava türüdür. Ve dolayısıyla bu tazminat davalarının kesin hükmünü yargıtay verir ve bu davalar yargıtaya kadar taşınabilir.

Manevi Tazminat Davası Nasıl Açılır? Hangi Durumlara Dikkat Etmek Gerekir?

Manevi tazminat davaları açılabilmesi için bir dilekçe eşliğinde en yakın adliyeye başvuru yapmak gerekir. Bu başvuru bireysel olabildiği gibi bir avukat vasıtası ile de olabilmektedir. Manevi tazminat davası açabilmek için manevi tazminin oranının da belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için kusur oranına, zarar gören makama, ekonomik ve sosyal durumların dikkate alınması gerekmektedir. Manevi tazminat davalarında kişilerin kişilik haklarında nesnel bir eksilme olması gerekmektedir. Bunun takdirini yine mahkeme heyeti belirleyecektir.

trafik-kazasi-tazminati

Trafik Kazası Tazminatı

Trafik Kazası Tazminatı hakkında her şey. Trafik kazaları ölümlerin en çok olduğu kazalardır. Trafik kazaları ölüm veya yaralanma sonuçları doğurur. Trafik kazaları davaları için düzenlenmiş hukuksal kanunlar vardır. Bu kanunlar kapsamında trafik kazaları davaları değerlendirilir. Can kaybı yaşanmış veya yaralanma olan kazalar farklı şekilde değerlendirilir.

Trafik Kazaları

Trafik kazalarını pek çoğu sürücü hatalarından veya kurallara uymamaktan kaynaklıdır. Trafik kazası geçiren kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için açılan trafik kazaları, sonucu trafik kazası tazminatı hakkı doğar.

Trafik Kazası Tazminatları
Trafik kazalarında trafik kazası tazminat davaları farklı kişilere açılabilir.

Sürücüye, Araç Sahibine Veya Kazaya Sebebiyet Veren Kişilere Açılan Davalar

Trafik kazasında trafik kazası tazminat davası hepsine birden açılabilir. Sürücü ve araç sahibi farklı ise ikisine de dava açılabilir. Kazanın olduğu yerde kazanın olmasında etken olan bir başka kişi var ise o kişiye de trafik kazası tazminatı davası açılabilir.

Trafik Sigortası Şirketine Açılan Davalar

Sigorta şirketleri kazalar sonucu belirli tazminatları karşılamak zorundadır. Bu tutarlar sigorta poliçesinde belirtilmiştir. Buradaki tutarda değişiklik olabilir. Poliçedeki miktarın üstüne çıkması durumunda kazadan sorumlu diğer kişilerden talep edilebilir. Kazaya uğrayan kişiler trafik kazası tazminat talebi için direk olarak sigorta şirketi ile iletişime geçebilirler.

Güvence Hesabına Karşı Açılan Davalar
Bu davalar, genelde kazanın sebebi olan kişinin bilinmediği veya sigortalının bulunamadığı durumlarda, çalınma durumlarında, sigorta şirketinin iflası gibi durumlar da güvence hesabından zarar miktarı talep edilebilir. Ödenmediği takdir de trafik kazası tazminat davası açılabilir.

Trafik Kazasında Tazminat İçin Karşılanabilecek Giderler

Cenaze masrafları, hastane tedavi masrafları, kazada ölen kişilerin bakımından sorumlu olduğu yakınlarına ödenmesi gereken tutar, kaza sonucu yaralanan kişide oluşan bedensel engel durumunda karşılanacak giderler, manevi olarak ödenen tazminat, kaza sonucu araçta oluşan hasar masrafları ve diğer masraflar trafik kazası tazminat davaları içerisinde yer alan masraflardır.

Trafik kazaları sonucu yaralanan kişide meydana gelen kalıcı engel veya sakatlıklar da ödenecek olan trafik kazası tazminatı hesaplanırken engeli olan kişinin durumu değerlendirilir. Engeli olan kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişilerin olup olmaması tazminat miktarı hesaplanırken dikkat edilmesi gereken en önemli konudur.